SAJEV EĞİTİM VAKFI
Indexation 400 : Langage
Ouvrages de la bibliothèque en indexation 400 (2)
Affiner la recherche Interroger des sources externes
Titre : Her Sözcüğün Bir Öyküsü Var-1 Type de document : texte imprimé Auteurs : Önder Şenyapılı, Auteur Mention d'édition : 3.Baskı Editeur : ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. Année de publication : 2009 Importance : 326 sayfa. Présentation : Parlak karton kapak. ISBN/ISSN/EAN : 978-975-7064-07-7 Langues : Turc (tur) Langues originales : Turc (tur) Catégories : Art et culture:Littérature Mots-clés : sözcük, öykü, önder, şenyapılı, odtü yayıncılık, geliştirme vakfı. Index. décimale : 400 Langage Résumé : ADEM (Adam) İbranice'de toprak anlamına geliyor (insan topraktan yaratılmadı mı?). Ana tanrıça Hepa Anadolu'ya taşınınca Hebe olup Olympos tanrılarına NEKTAR (necr=ölüm sözcüğünden türemiş ölümsüzlük içkisi) şerbeti sunan saki, Anadolu göçmenlerince Yüreselim'e (yani Kudüs'e) taşınınca Heve, yani HAVVA anamıza dönüşür.
Antik söylencelerde ilk kadın HAVVA değil PANDORA'dır. Zeus'un emriyle Hephaistos'un bütün öteki tanrıların da yardımıyla yarattığı PANDORA, "bütün tanrıların armağanı" anlamına gelen bir addır. Yunancada div- kökünden gelen ZEUS sözcüğü zeu- ve di- diye söylenir ki (Fransızcada tanrı=dieux/diyö) "gök"ü anlatır. ZEUS gök tanrıdır yani.
Öte yandan, LOS ANGELES adını eski bir Meksika kilisesinden almıştır. MERCEDES, kökende otomobil edinme meraklısı Avusturyalı Emil Jellinek'in kızının adıdır. BİKİNİ mayo adını Pasifik'teki Bikini Atolü'nden almıştır. Paris BİSTRO'larının adını Beyaz Ruslar armağan etmiştir Fransızlara ve "bistro" sözcüğü Rusça "acele" anlamına gelmektedir. KÜRDAN'daki kür temizlemek (=curer) fiilinden, KÜRTAJ'daki kür kazımak (=cureter) fiilinden gelmektedir vb.
Her sözcüğün böylesine kendine özgü öyküsü bulunmaktadır. Ve işte bu kitapta 700 dolayında öykü yer almaktadır.Her Sözcüğün Bir Öyküsü Var-1 [texte imprimé] / Önder Şenyapılı, Auteur . - 3.Baskı . - ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş., 2009 . - 326 sayfa. : Parlak karton kapak.
ISBN : 978-975-7064-07-7
Langues : Turc (tur) Langues originales : Turc (tur)
Catégories : Art et culture:Littérature Mots-clés : sözcük, öykü, önder, şenyapılı, odtü yayıncılık, geliştirme vakfı. Index. décimale : 400 Langage Résumé : ADEM (Adam) İbranice'de toprak anlamına geliyor (insan topraktan yaratılmadı mı?). Ana tanrıça Hepa Anadolu'ya taşınınca Hebe olup Olympos tanrılarına NEKTAR (necr=ölüm sözcüğünden türemiş ölümsüzlük içkisi) şerbeti sunan saki, Anadolu göçmenlerince Yüreselim'e (yani Kudüs'e) taşınınca Heve, yani HAVVA anamıza dönüşür.
Antik söylencelerde ilk kadın HAVVA değil PANDORA'dır. Zeus'un emriyle Hephaistos'un bütün öteki tanrıların da yardımıyla yarattığı PANDORA, "bütün tanrıların armağanı" anlamına gelen bir addır. Yunancada div- kökünden gelen ZEUS sözcüğü zeu- ve di- diye söylenir ki (Fransızcada tanrı=dieux/diyö) "gök"ü anlatır. ZEUS gök tanrıdır yani.
Öte yandan, LOS ANGELES adını eski bir Meksika kilisesinden almıştır. MERCEDES, kökende otomobil edinme meraklısı Avusturyalı Emil Jellinek'in kızının adıdır. BİKİNİ mayo adını Pasifik'teki Bikini Atolü'nden almıştır. Paris BİSTRO'larının adını Beyaz Ruslar armağan etmiştir Fransızlara ve "bistro" sözcüğü Rusça "acele" anlamına gelmektedir. KÜRDAN'daki kür temizlemek (=curer) fiilinden, KÜRTAJ'daki kür kazımak (=cureter) fiilinden gelmektedir vb.
Her sözcüğün böylesine kendine özgü öyküsü bulunmaktadır. Ve işte bu kitapta 700 dolayında öykü yer almaktadır.
Her Sözcüğün Bir Öyküsü Var-1
ADEM (Adam) İbranice'de toprak anlamına geliyor (insan topraktan yaratılmadı mı?). Ana tanrıça Hepa Anadolu'ya taşınınca Hebe olup Olympos tanrılarına NEKTAR (necr=ölüm sözcüğünden türemiş ölümsüzlük içkisi) şerbeti sunan saki, Anadolu göçmenlerince Yüreselim'e (yani Kudüs'e) taşınınca Heve, yani HAVVA anamıza dönüşür.
Antik söylencelerde ilk kadın HAVVA değil PANDORA'dır. Zeus'un emriyle Hephaistos'un bütün öteki tanrıların da yardımıyla yarattığı PANDORA, "bütün tanrıların armağanı" anlamına gelen bir addır. Yunancada div- kökünden gelen ZEUS sözcüğü zeu- ve di- diye söylenir ki (Fransızcada tanrı=dieux/diyö) "gök"ü anlatır. ZEUS gök tanrıdır yani.
Öte yandan, LOS ANGELES adını eski bir Meksika kilisesinden almıştır. MERCEDES, kökende otomobil edinme meraklısı Avusturyalı Emil Jellinek'in kızının adıdır. BİKİNİ mayo adını Pasifik'teki Bikini Atolü'nden almıştır. Paris BİSTRO'larının adını Beyaz Ruslar armağan etmiştir Fransızlara ve "bistro" sözcüğü Rusça "acele" anlamına gelmektedir. KÜRDAN'daki kür temizlemek (=curer) fiilinden, KÜRTAJ'daki kür kazımak (=cureter) fiilinden gelmektedir vb.
Her sözcüğün böylesine kendine özgü öyküsü bulunmaktadır. Ve işte bu kitapta 700 dolayında öykü yer almaktadır.Şenyapılı, Önder - [S.l.] : ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - 2009
Réservation
Réserver ce document
Exemplaires(1)
Code-barres Cote Support Localisation Section Disponibilité 2812 400 ENY Livre Etagère Bibliothèque2 Littérature et Art Disponible
Titre : Her Sözcüğün Bir Öyküsü Var-2 Type de document : texte imprimé Auteurs : Önder Şenyapılı, Auteur Mention d'édition : 1.Baskı Editeur : ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. Année de publication : 2009 Importance : 325 sayfa Présentation : Parlak karton kapak ISBN/ISSN/EAN : 978-9944-344-83-8 Langues : Turc (tur) Langues originales : Turc (tur) Catégories : Art et culture:Littérature Mots-clés : her sözcük, bir öykü-2, önder, şenyapılı, odtü geliştirme vakfı, yayıncılık, iletişim. Index. décimale : 400 Langage Résumé : ADSL: Asimetrik Sayısal Abone Hattı olarak Türkçeleştirilen İngilizce Asymmetric Digital Subscriber Line tanımlamasını oluşturan sözcüklerin başharfleri.
FRANK: Gerçi artık Fransa da euro kullanıyor ama, AB ülkeleri bu para birimine geçmeden önce Fransız parası franc adını taşıyordu. Franc adı Ortaçağ Latincesinde Frankların Kralı demek olan Francorum Rexten geliyormuş.
HİNDİBA sözcüğü, Grekçe hentybonun Türkçeleşmişi. Karası renginin koyuluğundan geliyor olmalı. Yenilebilir çiçeklerden biri olduğu bilinen bu bitkinin İngilizce adı ise, 1513 yılından bu yana, dandelion.
MADAM: 13. yüzyıl sonlarında Fransızlar Kadınım karşılığı ma dame diyorlarmış. Fransızcada ma=benim, dame ise kadın anlamına gelir. Fransızlar ma dame seslenişini/deyişini Latinceden, -- mea dominadan almışlar. İtalyanlar 1584te mia donnadan yola çıkıp ma donna demeye başlamışlar kadınlarına. 1644ten itibaren de Bakir Meryemin resimleri ve yonutları Madonna diye anılmaya başlanmış. Öte yandan, takvimler 1871 yılını gösterirken randevuevi sahibi ve/ya da işletmecisi kadınlara Madam denmeye başlanmış
HER SÖZCÜĞÜN BİR ÖYKÜSÜ VAR. BU KİTAPTA YÜZLERCE SÖZCÜK, YÂNİ YÜZLERCEHer Sözcüğün Bir Öyküsü Var-2 [texte imprimé] / Önder Şenyapılı, Auteur . - 1.Baskı . - ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş., 2009 . - 325 sayfa : Parlak karton kapak.
ISBN : 978-9944-344-83-8
Langues : Turc (tur) Langues originales : Turc (tur)
Catégories : Art et culture:Littérature Mots-clés : her sözcük, bir öykü-2, önder, şenyapılı, odtü geliştirme vakfı, yayıncılık, iletişim. Index. décimale : 400 Langage Résumé : ADSL: Asimetrik Sayısal Abone Hattı olarak Türkçeleştirilen İngilizce Asymmetric Digital Subscriber Line tanımlamasını oluşturan sözcüklerin başharfleri.
FRANK: Gerçi artık Fransa da euro kullanıyor ama, AB ülkeleri bu para birimine geçmeden önce Fransız parası franc adını taşıyordu. Franc adı Ortaçağ Latincesinde Frankların Kralı demek olan Francorum Rexten geliyormuş.
HİNDİBA sözcüğü, Grekçe hentybonun Türkçeleşmişi. Karası renginin koyuluğundan geliyor olmalı. Yenilebilir çiçeklerden biri olduğu bilinen bu bitkinin İngilizce adı ise, 1513 yılından bu yana, dandelion.
MADAM: 13. yüzyıl sonlarında Fransızlar Kadınım karşılığı ma dame diyorlarmış. Fransızcada ma=benim, dame ise kadın anlamına gelir. Fransızlar ma dame seslenişini/deyişini Latinceden, -- mea dominadan almışlar. İtalyanlar 1584te mia donnadan yola çıkıp ma donna demeye başlamışlar kadınlarına. 1644ten itibaren de Bakir Meryemin resimleri ve yonutları Madonna diye anılmaya başlanmış. Öte yandan, takvimler 1871 yılını gösterirken randevuevi sahibi ve/ya da işletmecisi kadınlara Madam denmeye başlanmış
HER SÖZCÜĞÜN BİR ÖYKÜSÜ VAR. BU KİTAPTA YÜZLERCE SÖZCÜK, YÂNİ YÜZLERCE
Her Sözcüğün Bir Öyküsü Var-2
ADSL: Asimetrik Sayısal Abone Hattı olarak Türkçeleştirilen İngilizce Asymmetric Digital Subscriber Line tanımlamasını oluşturan sözcüklerin başharfleri.
FRANK: Gerçi artık Fransa da euro kullanıyor ama, AB ülkeleri bu para birimine geçmeden önce Fransız parası franc adını taşıyordu. Franc adı Ortaçağ Latincesinde Frankların Kralı demek olan Francorum Rexten geliyormuş.
HİNDİBA sözcüğü, Grekçe hentybonun Türkçeleşmişi. Karası renginin koyuluğundan geliyor olmalı. Yenilebilir çiçeklerden biri olduğu bilinen bu bitkinin İngilizce adı ise, 1513 yılından bu yana, dandelion.
MADAM: 13. yüzyıl sonlarında Fransızlar Kadınım karşılığı ma dame diyorlarmış. Fransızcada ma=benim, dame ise kadın anlamına gelir. Fransızlar ma dame seslenişini/deyişini Latinceden, -- mea dominadan almışlar. İtalyanlar 1584te mia donnadan yola çıkıp ma donna demeye başlamışlar kadınlarına. 1644ten itibaren de Bakir Meryemin resimleri ve yonutları Madonna diye anılmaya başlanmış. Öte yandan, takvimler 1871 yılını gösterirken randevuevi sahibi ve/ya da işletmecisi kadınlara Madam denmeye başlanmış
HER SÖZCÜĞÜN BİR ÖYKÜSÜ VAR. BU KİTAPTA YÜZLERCE SÖZCÜK, YÂNİ YÜZLERCEŞenyapılı, Önder - [S.l.] : ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - 2009
Réservation
Réserver ce document
Exemplaires(1)
Code-barres Cote Support Localisation Section Disponibilité 2813 400 ENY Livre Etagère Bibliothèque2 Littérature et Art Disponible
403 Sözlük/Dictionnaire